Haber yükleniyor...

Erken Doğan Bebeklerin Önemi: Ölüm Riski ve Kronik Hastalıklar

BM, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF tarafından yapılan bir araştırmada, 2020 yılında tahmini olarak 13,4 milyon bebeğin erken doğduğu ve bu rakamın tüm canlı doğumların yaklaşık olarak 10’da 1’ine tekabül ettiği belirtildi. Erken doğum, çocukların ilk yaşlarındaki ölümlerin en önemli nedeni olarak gösterilirken, çocukluk döneminde hayatta kalma oranını artırmak için prematüre bebek bakımının güçlendirilmesine acil ihtiyaç olduğu vurgulandı.

Erken doğan bebeklerin yetişkinlik döneminde ciddi hastalıklara, engelliliklere ve gelişimsel gecikmelere yatkın olduğu ve diyabet ve kalp yetmezliği gibi kronik hastalıklara yakalanma riskinin yüksek olduğu ifade edildi. Raporda, son 10 yılda erken doğum oranlarında önemli bir azalma görülmediği ve erken doğumların yıllık küresel azalma oranının sadece %0,14 olduğu bilgisi yer aldı.

Ayrıca raporda, erken doğumların sadece düşük ve orta gelirli ülkelerde görülen bir sorun olmadığı, Yunanistan ve ABD gibi yüksek gelirli ülkelerde de yüksek oranlarda erken doğum vakalarının yaşandığı belirtildi. Kötü anne sağlığı ve yetersiz beslenmenin yüksek erken doğum oranlarına katkıda bulunduğu da raporda yer alan bilgiler arasında yer aldı.

DSÖ Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsü Direktörü Anshu Banerjee, erken doğan bebeklerin özel bakım ve ilgiye ihtiyaçları olduğunu belirtti ve erken doğumların prematüre bebekleri ve ailelerini desteklemek için acil yatırımların yapılması gerektiğini vurguladı. Banerjee ayrıca hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde kaliteli sağlık hizmetlerine erişimin sağlanması gerektiğine dikkat çekti.

Sonuç olarak, erken doğumların önemli bir küresel sorun olduğu ve bu sorunla mücadele için uluslararası düzeyde önlemler alınması gerektiği raporda vurgulanmıştır.

ÖZET:

– 2020 yılında tahmini olarak 13,4 milyon bebeğin erken doğduğu belirtiliyor.
– Erken doğum, çocuklardaki ölüm oranlarının en önemli nedeni olarak gösteriliyor.
– Erken doğan bebeklerin yetişkinlik döneminde ciddi hastalıklara, engelliliklere ve gelişimsel gecikmelere yatkın olduğu ifade ediliyor.
– Son 10 yılda erken doğum oranlarında önemli bir azalma görülmediği belirtiliyor.
– Erken doğumların düşük ve orta gelirli ülkelerde olduğu kadar yüksek gelirli ülkelerde de görüldüğü belirtiliyor.
– Kötü anne sağlığı ve yetersiz beslenmenin yüksek erken doğum oranlarına katkıda bulunduğu ifade ediliyor.
– Erken doğan bebeklerin özel bakım ve ilgiye ihtiyaçları olduğu ve prematüre bebekleri ve ailelerini desteklemek için acil yatırımların yapılması gerektiği vurgulanıyor.
– Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde kaliteli sağlık hizmetlerine erişimin sağlanması gerektiği dikkat çekiliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir