Haber yükleniyor...

Alanya Kalesi Kazılarında 9 Asırlık Hoşgörü ve Farklı Kültürlerin İzleri Keşfedildi

Alanya Kalesi’nde gerçekleştirilen kazılarda, 9 asırlık hoşgörü ve farklı kültürlerin izlerine rastlandı. Alanya Kalesi Kazı Başkanı Prof. Dr. Eravşar, kilisedeki kazıları sürdürdüklerini belirtti ve kilisenin camiye çevrilmediğinde Selçukluların hoşgörü anlayışının etkili olduğunu düşündüğünü ifade etti. Alanya Kalesi, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmış bir alan olup, kazı çalışmalarıyla tarihin derinliklerindeki bilgilere ulaşmayı amaçlamaktadır. Kilisenin yapım tarihi ve ismi tam olarak bilinmemekle birlikte, yapılan kazılar kilisenin farklı dönemlerde değişikliklere uğradığını göstermektedir. Kilisenin duvar yüzeylerinde yapılan incelemelerde, 12. yüzyılda yapılan ikinci aşamada taşların üzerine sıva yapıldığı ve fresklerle süslendiği görülmüştür. Kilisenin naos (tapınak yapısı) bölümünde ise dört İncil yazarının resimlerine ve İncil’den alınan sahnelere rastlanmıştır. Maalesef, bu eserlerin birçoğu tahrip olmuş durumdadır. Kilisenin şapel olarak kullanılmasının Selçuklu dönemindeki yönetim anlayışına örnek olduğu belirtilmektedir. Selçuklu döneminde Alanya’yı yöneten Alaaddin Keykubat’ın eşi olan Hunad Hatun’un, bazı tarihçilere göre Müslüman olmadan öldüğü ve bazılarına göre ise eşinin ölümünden sonra Müslüman olduğu söylenmektedir. Şapelin camiye çevrilmemesi ise Selçukluların hoşgörü anlayışının bir göstergesi olarak görülmektedir. Bu çalışmalar, Alanya Kalesi’nin tarihi ve kültürel önemini daha da vurgulamakta ve ziyaretçilere bu zenginlikleri sunmaktadır.

ÖZET:

– Alanya Kalesi’nde gerçekleştirilen kazılarda, 9 asırlık hoşgörü ve farklı kültürlerin izlerine rastlandı.
– Kazılar, kilisedeki çalışmalara odaklanmaktadır.
– Selçukluların hoşgörü anlayışı, kilisenin camiye çevrilmemesiyle ortaya çıkmaktadır.
– Alanya Kalesi, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır.
– Kilisenin yapım tarihi ve adı tam olarak bilinmemektedir.
– Yapılan kazılar, kilisenin zaman içinde değişikliklere uğradığını göstermektedir.
– 12. yüzyılda, kilisenin duvarları sıvalanmış ve fresklerle süslenmiştir.
– Kilisenin naos bölümünde İncil yazarlarının resimleri ve İncil’den sahneler bulunmaktadır.
– Maalesef, bu eserlerin birçoğu tahrip olmuştur.
– Kilisenin şapel olarak kullanılmasının Selçuklu dönemindeki yönetim anlayışına örnek olduğu belirtilmektedir.
– Alanya’yı yöneten Alaaddin Keykubat’ın eşi olan Hunad Hatun, bazı tarihçilere göre Müslüman olmadan ölmüş, bazılarına göre ise eşinin ölümünden sonra Müslüman olmuştur.
– Şapelin camiye çevrilmemesi Selçukluların hoşgörü anlayışının bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
– Bu çalışmalar, Alanya Kalesi’nin tarihi ve kültürel önemini vurgulamakta ve ziyaretçilere bu zenginlikleri sunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir